Haber Detayı
15 Temmuz 2017 - Cumartesi 16:22 Bu haber 3221 kez okundu
 
'UĞUR KİRLİLİĞE BULAŞMAMIŞ BİR GAZETECİYDİ'
Oktay Ekşi, geçtiğimiz günlerde ebediyete uğurladığımız Uğur Gürsoy’u anlattı. Uğur Gürsoy’dan övgüyle bahseden Ekşi, “Uğur’da hakikaten onurlu, kalemini satmayan, eli temiz kalmış yani hiçbir kirliliğe eli bulaşmamış bir ciddi ve iyi gazeteci kimliği var.” dedi.
Ordu Gündemi Haberi


Dünya Basın Konseyi eski başkanı Oktay Ekşi ile geçen hafta 88 yaşında ebediyete uğurladığımız Uğur Gürsoy’u konuştuk. Nasıl tanıştıklarını, beraber hangi haberleri takip ettiklerini sorduk. Uğur Gürsoy’un nasıl bir mana taşıdığını yakalamaya çalıştık. Daha da önemlisi hartasının yatışması için Ordu’da neler yapılması gerektiğini sorduk. İşte o mini röportaj:             

Soru: Uğur Gürsoy’u uğurladık. Kendisiyle zaman zaman yaptığımız sohbetlerde sizden de bahsederdi. Nasıl tanışmıştınız?

Rahmetli babası Ali Rıza Gürsoy -ki o da gazeteciydi Gürses isimli bir gazetesi vardı- babamın arkadaşıydı. Sonra aradan yıllar geçti, Ali Rıza Bey ebediyete intikal etti. Uğur gazetenin başına geçti. Uğur benim tanıdığım yıllar -ki 1950’li yıllardan bahsediyorum- genç bir gazeteciydi ama o Gürses Gazetesini Ordu’daki diğer meslektaşlarına örnek olabilecek kalitede, güçte, dinamizmde bir gazete haline getirdi.

Soru: Sanırım bir mesleki dayanışmanız da oldu?

Evet, ben o zamanlar Ankara’da Dünya Gazetesi’nin temsilcisiydim. O dönemde de siyasi gerilim her zaman yada sık sık görüldüğü gibi fazlaydı. Ordu’ya ve o yöreye gelen gazetelerde de günlük gazetenin ulaşması için en az iki üç gün geçmesi gerekiyordu. Yani Ordu’ya haftada iki kere gazete gelebiliyordu. Böyle bir durumda Uğur’un habere çok ihtiyacı vardı, taze habere. Ben de Uğur’u iyi bir meslektaş, iyi bir kardeş olarak gördüğüm için ona Dünya Gazetesi’ne İstanbul’a gönderdiğim haberleri oradan izin alarak Ordu’ya Gürses Gazetesi’ne postaneden telgraf halinde gönderirdim.            

Soru: Bu Ordu için çok önemli tabi çünkü iki gün beklemeden haberi görebiliyorsunuz.

Evet. Bu Uğur’un Gürses Gazetesi’nin o tarihler için büyük bir rakam olması lazım günde 3 bin falan satmasına yol açtı. Sonraki yıllarda Uğur’la bizim arkadaşlığımız devam etti. Baktım ki ben Uğur’da hakikaten onurlu, kalemini satmayan, eli temiz kalmış yani hiçbir kirliliğe eli bulaşmamış bir ciddi ve iyi gazeteci kimliği var. O nedenle de Uğur’la olabildiği kadar yakın bir çalışma içinde olmaya çalıştım.

Soru: Nasıl oldu sonraki süreçte birlikteliğiniz?

Onu da anlatayım. Dediğim gibi Uğur’la temiz ve kaliteli bir gazeteci olduğu için olabildiği kadar yakın bir çalışma içinde olmaya çalıştım. Nitekim daha sonraki yılarda bin Hürriyet Gazetesi’nin başyazarı olunca rahmetli Erol Simavi benden Hürriyet Haber Ajansı’nın da genel müdürü olarak görev yapmamı istedi. Bu sırada Uğur’dan rica ettim tekrar nur içinde yatsın diye söylüyorum bizim Samsun büro şefimiz olup olmayacağını sordum kabul etti. Samsun büromuzun başında uzun bir süre görev yaptı.

Soru: Bu arada çok önemli bir gelişme oldu galiba?

Evet. Asıl önemlisi de bu. 1961 yılında daha doğrusu 60 yılının etkim ayında Yassıada’da demokrat parti iktidarı mensuplarının yargılanması sürece başladı. O zaman ben Uğur’dan bizim adımıza iki o tarihte Dünya Gazetesi’nden istifa ederek ayrılmıştım Ankara’da Öncü isminde bir gazete kurmuştuk. Öncü Gazetesi adına Yassıada duruşmalarını takip etmeyeceğini sordum.  Önce cesaret edemem gibi hisseti ama sonra razı oldu. Biraz da ben bastırdım. Çünkü Uğur’un kalitesini biliyordum.

Soru: Biz Uğur Gürsoy’u Anadolu’dan Yassıada duruşmalarını takip eden tek gazeteci olarak biliyoruz. 

Şu kadarı söyleyeyim Uğur, Yassıada duruşmalarına gittiği zaman o ürkek gazeteci Yassıada duruşmalarını takip eden öteki gazetecilerin  ‘ne oldu Uğur Bey yada Uğur Bey kim ne dedi? Diye sorduğu bir gazeteci haline geldi. Çok dikkatle duruşmaları takip etmesi, gerçeğe bağlı olması nedeniyle çok saygı duydukları bir gazeteci oldu. Uğurla ben onun o dönemini hep iftiharlı birbirimize aktardık, andık.

Soru: Peki ya gazeteciliği dışında Uğur Gürsoy kimdir, diye sorsak?

Uğur bunun dışında bütün Ordulu bilir bilmem kaç kişi takdir eder ama Orduya tiyatro sanatını getiren, orada çok varlıklı bir belediye tiyatrosu Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosunu hayata geçirdi. Muhsin Ertuğrul’u falan da Ordu’ya getirecek kadar başarılı işler yaptı. Ama ömrü bu kadarmış maalesef. Mesudiye’ye de çok sevgisi vardı. Kendisinin gençlerden kurduğu tiyatro ekibini zaman zaman buraya getirerek oyunları sergiledi.

Soru: Evet gerçekten bizim için de sıra dışı bir kişilikti?

Uzatmak istemiyorum ama bir şeyi söylemem lazım. Uğur çok kaliteliydi. Uğur hastalanmadan önceki dönemlerinde Ordu Tribün Gazetesi’nde yazı yazıyordu. Orada Ordu ile ilgili anılarını yayınladı. O anılar kitap haline getirilmesi gerekecek anılardır. Fakat halen maalesef öyle bir şey olmadı diye biliyorum. Eğer öyle bir şey olursa Ordu’nun hafızası orada var. Ve Uğur’un son bir hizmeti de odur diye düşünüyorum.

Soru: Peki Uğur Gürsoy’un adı, hatırası, ruhu Ordu’da nasıl yaşatılabilir?  

Ordu’da tiyatronun önünde -inşallah duruyordur- yıllar önce Uğurun büstü vardı.  Buna iyi dedim kadir bilir insanlar varmış ki Uğur’un bu tarafına sahip çıktılar. İkincisi eğir belediye kadirşinaslık yaparsa Uğur’un adını bence bir yere önemli bir yere bir bulvara vesaireye koyarsa anmaya değer.

Soru: Evet ilk uygulamalardan biri bu olabilir.

Bakın Ordu’da eski gazetecilerden bir de Erol Ataşan vardır. Onun da adı bildiğim kadarıyla bir bulvarda yaşatılıyor. Eğer Erol Ataşan için bu yapılıyorsa Uğur için bu 50 kere fazla yapılmamsı lazım. Erol iyi bir gazeteciydi, onu da söyleyeyim. Dürüst, gerçekten çok saygıdeğer bir gazeteciydi. Çok erken gitti Erol. Ama Erol’un gözünde Uğur onun ustasıydı. Erol, Uğur’a öyle bakardı. Zaten yanından da Erol’u ayırmazdı. Benim kanaatimce Uğur ismi yaşatılacak kalitede bir Orduludur, gazetecidir ve sanat adamıdır.                      

Soru: Pek bize Uğur Gürsoy’la unutamadığınız bir anınızı anlatır mısınız? İstersiniz bu mimi söyleşiyi böyle kapatalım.   

Unutamadığım anım çok da birini söyleyeyim. Ben Öncü’deydim galiba. Ordu’nun Perşembe ilçesi civarında bir otobüs deniz tarafına uçuruma düşmüştü. Şoförün hatası mıydı tam hatırlamıyorum ama maalesef 20 kadar kişi hayatını kaybetmişti. Ordu ile biz ilk defa o zaman irtibat kurduk. Tabi o zaman bugün olduğu gibi teknolojik imkanlar yoktu. O zamanlar telefoto diye bir cihaz vardı. Olay yerinden fotoğraf almak için. Tabi o zamanlar o cihaz ne Uğur’da var ne de gazetede var. Biz Uğur’la şöyle yaptık. Onun telefonla anlattığını gazetede çizebilecek bir arkadaş çizdi ve Öncü Gazetesi’nde haber sanki o olayın fotoğrafı çekilmiş gibi bir başarıyla çıktı. Tabi bunlar sınırları zorlayan çabalardı. O başarısı hiç unutmam. Daha çok var da benim açımdan zihnimde kalan bu oldu.

Kaynak: Editör: Yasin ÇANAKÇI
 
Etiketler: Oktay, Ekşi, geçtiğimiz, günlerde, ebediyete, uğurladığımız, Uğur, Gürsoy’u, anl
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Ordu Fındık Piyasası

Gazeteniz
Alıntı Yazarlar
Anketler
YENİ HABER SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ?
Anketler
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN FINDIK FİYATINI 14 LİRA AÇIKLAMASI YETERLİ Mİ?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir
21
14
1
3
6
10
2
Kasımpaşa
19
23
3
1
6
10
3
Galatasaray
19
17
3
1
6
10
4
Beşiktaş
18
19
2
3
5
10
5
Antalyaspor
17
13
3
2
5
10
6
Ankaragücü
16
12
4
1
5
10
7
Trabzonspor
15
18
3
3
4
10
8
Yeni Malatyaspor
15
13
3
3
4
10
9
Göztepe
15
12
5
0
5
10
10
Konyaspor
13
15
3
4
3
10
11
Kayserispor
12
9
4
3
3
10
12
Bursaspor
12
8
2
6
2
10
13
Alanyaspor
12
6
6
0
4
10
14
Sivasspor
10
12
4
4
2
10
15
Fenerbahçe
9
7
5
3
2
10
16
Çaykur Rizespor
8
12
4
5
1
10
17
Akhisar Bld. Spor
8
10
6
2
2
10
18
Bb Erzurumspor
7
7
5
4
1
10
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı