Yazı Detayı
11 Nisan 2019 - Perşembe 01:39 Bu yazı 222 kez okundu
 
EMANET EHLİNE VERİLMİYOR
Erdoğan DEMİR
demirerdogan@mynet.com
 
 

Rivayet olunur ki Behrâm-ı Gûr’un, hakkında ileri-geri konuşulmasına hiç tahammül etmeyip kendisine gayetle güvendiği, bütün devlet işlerini emanet etmiş olduğu Rast Rûşen nam bir veziri var idi. Kendisine gelince, gece-gündüz demeden içer, eğlenir ve ava çıkardı. Bu vezir, Behrâm’ın vekillerinden olan birine şöyle dedi:

“Kendilerine gösterilen aşırı adaletten ötürü insanlar küstahlaşmış, idaresi zorlaşmıştır. Şayet tedbir alınmazsa korkarım bir felaket baş gösterecektir. Padişah işret meclisleri ve av partileriyle meşgul olduğu için insanların halinden haberdar değildir. Bir fitne fesat ortaya çıkmazdan evvel sen onları yola getir ve bilesin ki yola getirmek de iki şekilde olur: Kötüleri bertaraf etmek, iyilerden mal almak. Kimin malını müsadere eyle dersem, eyleyiver!”

Bu şekilde vekil her kimi yakalıyorsa vezir ondan rüşvetini alır; vekile de kendi payını almasını emrederdi. İş o raddeye vardı ki cümle âlemin malı mülkü, atı biniti, güzel köle ve cariyesine el kondu. Sonunda insanlar fakir düştü. Bütün soylu-soplular yerlerinden yurtlarından oldular. Öte yandan Behram’ın hazinesinde de zırnık bir şey toplanmıyordu.

Üstünden bir zaman geçtikten sonra Behrâm-ı Gûr’a güçlü ve çetin bir düşman musallat oldu. Askeri teşvik için onlara bahşiş vermek ve orduyu teçhiz edip düşmana karşı seferber etmek isteyen ama hâzineden elleri boş dönen Behrâm, şehrin eşrafından bunun sebebini sordu. Eşraf, nice zamandır şehirde falancaların yurtlarından olup filan memlekete göç etmek zorunda kaldıklarını dile getirdiler. Behrâm sebeb-i hikmetini sorunca mezkûr vezirden korkmaları sebebiyle, “bilmiyoruz” demekle kifayet ettiler. Behrâm, bütün gün ve gece boyunca bu konuyu zihninde mütalaa etti ama bir türlü sorunun nereden kaynaklandığını çözemiyordu.

Behram ertesi gün atına binerek çöle doğru yola koyuldu. Bir yandan giderken bir yandan da düşünmekteydi. Derken gün doğdu. Behrâm bu arada 7-8 fersah(bir fersah yaklaşık 5 kilometre) yol almıştı. Düşüne düşüne bîhâl olmuş, kızgın güneşin tesiriyle açlık ve susuzluk bastırmıştı. Su içmeye ihtiyaç duydu. Su bulma umuduyla ovaya şöyle bir baktığında yükselen bir duman bulutu gördü.

“Muhakkak orada birileri vardır” diyerek dumanın geldiği tarafa yöneldi. Yaklaştığı vakit uyuklamakta olan bir koyun sürüsü, kurulu bir çadır ve darağacına çekilmiş bir köpek gördü. Hayretler içinde çadıra daha da yaklaştı. Çadırdan bir adam çıkarak ona selam verdi. Onu atından indirdi ve hazırdaki yiyeceklerinden nesi varsa Behrâm’ın önüne koydu.

Kendisinin kim olduğunu bilmeyen adama, Behrâm:

 “Yemek yemezden önce, evvelâ şu köpeğin hikâyesini anlat bakayım!” dedi. Delikanlı olayı şöyle anlattı:

“Bu benim sürüye göz-kulak olması için görevlendirdiğim köpeğim idi. On adama bedel işler çıkarttığını ve onun korkusundan hiçbir kurdun bu koyunlara yaklaşmaya cüret edemediğini biliyordum. Şehre günü birlik gittiğim zamanlarda bu köpek koyunları otlatmaya götürür ve sağ-salim geri getirirdi. Derken aradan bir zaman geçti. Bir gün koyunları sayayım dedim; birkaç koyun eksik çıkmıştı. Buralara hırsız da uğramadığı için ben bir türlü koyunlarımın neden azaldığını anlamıyordum. Bu arada vergi tahsildarı gelmiş, mutad olduğu üzre her yılki vergiyi istedi ama elimdeki koyun sayısı az olduğu için elimde kalan koyunlara el koydu. Şimdi ben o tahsildarın çobanlığını yapmaktayım.

“Ben bütün olan-bitenden habersizim; meğerse bu bizim köpek dişi bir kurt ile dostluk peyda eyleyerek onunla çiftleşmiş. Ezkaza günlerden bir gün odun toplamak için kıra gitmiştim. Dönerken de koyun sürüsünü görecek bir yüksekliğe çıkmıştım. Otlamakta olan sürüye doğru ilerleyen bir kurt gözüme ilişti. Bir diken çalılığının arkasına gizlenip olan biteni izlemeye koyuldum. Köpek kurdu görür görmez ona doğru seğirterek kuyruğunu sallamaya başladı. Kurt ise sakin sakin öylece dineliyordu. Köpek, sırtına çıkarak kurda abandı. Sonra bir köşeye çekilip, zıbardı. Daha sonra kurt sürüye dalarak bir koyunu kaptığı gibi parçaladı ve yedi. Köpeğin buna hiç sesi çıkmadı. Ben köpeğin kurtla bu alışverişinden haberdar olunca iflasımın sebebinin köpeğin başıbozukluğu ve ihaneti olduğunu kavradım. Ben de ihanetinin cezası olarak tuttum astım onu.”

Bu sözlerden pek hoşlanan Behrâm, anlatılanlara oldukça şaşırmıştı. Oradan dönüşte bütün bir yol boyunca, o çoban hikâyesini zihninde tartarak, kendi meselesiyle örtüşen noktalar üzerinde kendi kendine düşünüyordu:

“Mesele tıpkı şunun gibidir: Tebaamız bir sürü, vezirlerimiz sürüyü emanet ettiklerimizdir. Memleket ve halkın hali perişandır ve bunun sebebini kime sordumsa hakikati söylemiyor. İyisi, vezir Rast Rûşen’den başlayayım işe!”

Şah, sarayına döner dönmez derhal derdest edilenlere ilişkin ruznâmeleri talep etti. Tepeden tırnağa bütün ruznâmelerde, vezirin alçaklıklarını görüp insanlara karşı iyi davranmadığını, halka reva gördüğü kötülükleri ve adaletsizliği anladı. Daha sonra, “büyükler ne de doğru söylemişler” diyerek, şu atasözünü söyledi:

“Nama-şana aldanan ekmekten olur; ekmeğine tüküren canından olur.”

 “Sözde adı Rast Rûşen olan vezirim özde karanlık ve yalancıymış. Ben kendi ellerimle onu o kadar semirtmişim ki zavallı raiyyet, korkusundan içinde bulundukları hali bana söylemeye cesaret edemiyor. İşin çaresi şudur ki, yarın vezir dergâha varınca ekâbirin önünde onu rüsva edip ayaklarına ağır zincirler vurarak zindana attıracağım. Diğer tutsakların huzuruma getirilmelerini emredip davalarıyla bizzat ilgileneceğim. Münadilere, cümle halka şöyle ilan etmelerini emredeyim:

“Ahali! Behrâm şah, veziri Rast Rûşen’i azletmiştir. Onun zulmüne maruz kalan, ondan şikâyeti olanlar, mağdurlar gelsinler de davasına bakıp hakkını teslim edelim. Her kim bir zulme uğramışsa başlarına gelenleri beyan için mutlaka gelsin! Eğer size adilane davranmış ise tekrar işinin başına döndürüp ona hilat sunayım; yok eğer bana ve size karşı bir sadakatsizlik ve ihanet eylemiş ise o çobanın köpeğe yaptığını misliyle ona yapacağım!”

Behrâm, ertesi gün emir ve ekâbirin huzura gelmesini istedi, vezirler yerlerine geçtiler Behrâm-ı Gûr yüzünü vezire dönerek:

 “Memlekete musallat ettiğin bu ne buhrandır! Askeri açlıktan kırmış, tebayı perişan eylemişsin. Sana askerin erzakını tam vaktinde ulaştırmanı, memleketi imardan geri durmamanı, insanlardan hak olan dışında haraç almaman, hâzineyi dolu tutmanı emir ü ferman buyurmadık mı? Şimdi baktığımda ne hazinede zırnık, ne askerde erzak kalmış ve halk aç bî-ilaç. Benim şarap ve av ile başım hoş olduğu için raiyyet ve halk işlerinden haberdar olmadığımı sandın. Zannettiğin gibi değildir.”

 Sonra onun vezirliğine bakmadan derdest edilip ayaklarına ağır zincirler vurulmasını ve karga tulumba götürülmesini emretti.

Her hikâyede bir ibret, her ibretin bir hikâyesi vardır. İbret ise alınması gereken ders demektir. Tarihimiz ibret almamız gereken o kadar çok örneklerle dolu ki…

Ders almak da, ibret almak da, kıssalardan hisse çıkarmak da elbette bir nasip meselesidir.

Çoban kurtla arkadaşlık yaparsa kuzulara yazık eder. Devleti yönetenler, kurt gibi adamlarla arkadaşlık yapar, onların yazdıklarını okur, onlara kulak verir, mutabakatı halkla değil de kurtlarla yaparsa millete yazık eder.

İçimizdeki kurt bizi de yer bitirir. O, yün içinde gelişen kurt gibi içimizden büyür ve bizi kemirir.

Yöneticiler, şikayet makamında olmazlar. Şikayeti halk yapar, yönetici gereğini yapar.

Yoksa korkak çoban gibi olur:

Gündüz vakti kadınlar, koyun sürüsünü sağarken aç bir kurt sürüye saldırır. Korkudan bir araya gelen kadınlar hep birden: "Amanın aramızda bir erkek olsaydı" derlermiş. Bakmışlar ki çoban da kadınların arasında o da aynı şeyi söylermiş. "Amanın bir erkek olsaydı" dermiş. Kadınlar çobana dönüp: "Sen erkek değil misin " demişler. Çoban erkekliğini hatırladıktan sonra kurdun üzerine yürür ve kurt da kaçar gider.

Adamla köpek karşı karşıya geldiğinde ikisi de korkar. Adam kaçarsa köpek kovalayacak. Köpek kaçarsa adam kovalayacak. Kovalayamazsanız bile kovalayacakmış gibi yerinizde hareket edin.

Şu anlatılan hikâyelerden zamanımız idarecilerinin ders çıkarmaları ve seçecekleri yardımcıları için çok titiz davranmaları gerekmektedir.

Eğer halka rağmen, halkın değerlerini hiçe sayıp, haksızlık yapan, kendi kasasını haramlarla dolduran, makamının hakkını değil de vatandaş üzerinde kudretini kullanarak sindiren idarecilerimiz, gerçi (özür diliyorum)  bir köpek gibi asılmazlar ama gönüllerden tamamen silinip giderler ve tarihinin derinliklerinde kaybolurlar da kimse onların adlarını ağızlarına almazlar.

Bu günlükte bu kadar.

Sürçü lisan ettik ise affola….

 
 
 
Etiketler: EMANET, EHLİNE, VERİLMİYOR,
Yorumlar
Diğer Yazılar
FIRTINA ÇIKTIĞINDA UYUYABİLİYOR MUSUNUZ?
VIP SALONLARININ AYRICALIKLARI
ABDESTSİZ NAMAZ KILDIRAN İMAM (!)
DÜNYEVİLEŞİYORUZ DEĞERSİZLEŞİYORUZ VE DUYARSIZLAŞIYORUZ
HERKES EN İYİ BİLDİĞİ İŞİNİ YAPMALI, YOKSA...
AYRIŞARAK DEĞİL BİRLİKTE GÜZELİZ
ÇANAKKALE MAALESEF GEÇİLDİ
BANA GÜVEN GERİSİNİ MERAK ETME SEN
BELEDİYENİN GÖREVLERİ
ASIL BİZ MÜSLÜMANLAR KUSURLUYUZ
SİYASETE VURULMUŞ MÜHÜR
KENDİMİ ELEŞTİREMEZ MİYİM?
DEĞERLİ BÜYÜKLERİMİZ...
UCUZ İNSAN MI PAHALI İNSAN MI?
DEVLET ON SEKİZ YAŞINDADIR
ZENGİN ETMEK Mİ ZENGİN OLMAK MI?
DEVLETİN İKİ KANADI
BU ÇEŞMEDEN MÜSLÜMAN'A SU İÇMEK HARAM
ŞEYTAN VE UŞAKLARI NASIL KANDIRIYOR?
EMLAK VERGİSİ BİLDİRİMİ KARGAŞASI
BENİ ADAM YERİNE KOYMUYORLAR MI?
RAMAZAN BEREKET Mİ YOKSA İSRAF AYI MI?
FARZDAN ÖNEMLİ OLAN SÜNNET
HAYATINIZI KIYMETLER CETVELİNE GÖRE AYARLAYIN
NE KADAR BÜYÜKSÜN EY MİLLETİM
BİZE NE OLDU?
EĞİTİM Mİ KARAKTER Mİ?
ARAMIZDA MÜSLÜMAN VAR MI?
KATRANI ERİTSEN OLMAZ Kİ ŞEKER
HALKIN DERDİ İLE İLGİLENMEYEN HALKTAN TARAF OLAMAZ
ÇANAKKALE BİR BAŞKA AĞLAR
BİZİ BİR İÇİM SUDA BOĞARLAR, DEVLETİN İKİ KANADI GÜÇLÜ OLMAZSA
BİZ NEYİMİZİ KAYBETTİK HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
KÜLTÜREL KURALLAR MI, DİNİ KURALAR MI?
HOCAM SANA BİR SUALİM VAR
SİZ HALA SİFTAH ETMEDİNİZ Mİ YOKSA DOYMAYI MI BEKLİYORSUNUZ
NE KAFİRİZ NE TAM MÜSLÜMANIZ
KARINCANIN BİLE HAKKINI ALABİLECEĞİ GÜN
HAKKIN YANINDA OLMA VAKTİDİR
NEREDEN GELİYOR BU DEĞİRMENİN SUYU?
BİZLERE HAVA BİLE HARAM
SERVETİ İKİ BARDAK SU OLMAYAN MÜSLÜMANLAR BİRBİRLERİNİ BOĞAZLIYORLAR
TEMİZLİK TÜKÜRÜK VAKFI
GDO'SU DEĞİŞTİRİLMİŞ MÜSLÜMANLAR
ALİMLERLE BİRLİKTE HAREKET ETMENİN FAYDALARI
DEVLET ADAMI İKİ YÜZLÜ OLMAZ
TAT DÜZEN KALMADI BE KARDAŞ
GÜZEL BAKAN GÜZEL GÖRÜR
HASTALIĞIN TEDAVİSİNİ BİLMEYEN TEŞHİS KOYAMAZ
HALKA GÖREVİNİ YAPMAYAN ONLARA ZULMETMİŞ OLUR.
BABALARIN KALBİ ÇOK BURUKTUR
VAY HALİMİZE
KENDİNİZİ VAZGEÇİLMEZ SANMAYIN
HAKİKİ GÜL’LERE VE BAL’A HASRETİZ
SAADETİN VE HUZURUN KAYNAĞI AKILLI OLMAKTIR
KUTLU DOĞUM KUTLAMALARI
ELMANIN İÇİNDE ÇOKBİLMİŞ KURT VAR
DUR YOLCU BİLMEDEN BASTIĞIN BU TOPRAK BİR NESLİN YOK OLDUĞU YERDİR
 DÜNYA KADINLAR GÜNÜ ANISINA
CUMHURA HAYIR PİLAVI
FE  EYNE TEZHEBUN
HİZMETİNİZİ BİR BARDAK SUYA SATACAK KADAR MENFAAT DÜŞKÜNÜ OLMAYIN
ALLAH KERİM YERİNE İKİ ŞEKERLİ KAHVE
MENFAATLER KARDEŞLİĞİ
KİMLİĞİMİZİ KAYBETTİK HÜKÜMSÜZDÜR
CEBİNDE PARA OLUNCA İNSAN BİR BAŞKA KONUŞUYOR
HERKESİN CEZASI VE MÜKAFATI VERİLMİŞ
DEVLETİN MALI DENİZ  Mİ?
HİZMET EDEN MİSİNİZ HİZMET EDİLEN Mİ?
BEN TÜRKİYEYİM
BU EZANLAR Kİ ŞAHADETLERİ DİNİN TEMELİ
YA OLDUĞUNUZ GİBİ GÖRÜNÜN YA DA GÖRÜNDÜĞÜNÜZ GİBİ OLUN
ELİNİZDEN NE GELİYORSA ONU YAPIN
ORİJİNAL DOĞ, KOPYA ÖLME
UYUYANLARI UYANDIRALIM
EHİL OLMAYAN BAŞARILI OLAMAZ
İSLAM NİMETİNDEN SONRA SAĞLIK NİMETİ
KILAVUZU HOROZ OLANIN NEREDE SABAHLAYACAĞI BELLİ OLMAZ
TANKLARIN ÖNÜNE YATAN MİLLET
HAKKA ÇAĞRI
ACABA, EĞER, KEŞKE
MÜSLÜMANLARI MÜSLÜMANLAR EZİYOR
MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANDAN BAŞKA DÜŞMANI KALMADI (!)
ALLAH BİRLİĞİMİZİ DİRLİĞİMİZİ BOZMASIN
TOPLUMSAL HASTALIKLARIMIZ
BEREKET AYI RAMAZAN (!)
BİZİM CEBİMİZDEN
BİR KAYBOLDUK BİR DAHA KENDİMİZİ BULAMADIK.
GÜVENİLİR YARDIMCI NASIL OLMALIDIR.
ETİK HAFTASI (!)
FAZLA ERDİRDİK GALİBA
KAHVENİN KIRK YIL DEĞİL KIRK GÜN BİLE HATIRI KALMADI
OLMAYAN İŞ AHLAKI
ELBET EDEP EBED EDEP
HER ŞEY ASLINA ÇEKER
KÜÇÜK BİR ÇAMUR DENİZİ BULANDIRMAZ
YETER BU DÜŞMANLIK
DEĞER BİLMEYENE EMEĞİNİZİ SUNMAYIN(!)
HAYATIMIZ SANKİ POPÜLİST SİYASET GİBİ
BEDELİ ÇANAKKALE’DE ÖDENDİ
TOPLUMUMUZUN EN TEHLİKELİ HASTALIKLARI
YIKILAN ÇİFTCİ VE TARIM POLİTİKAMIZ
ASLI VARKEN VEKİLİNE İŞ DÜŞMEZ
NİÇİN ŞEYH ŞAMİLLER YETİŞMEZ
ERİŞEMEDİĞİMİZ SEVGİLİLER GÜNÜ
GÖREV BİLİNCİNİ ALLAH'IN RIZASINI GÖZETEREK YAPIN.
FETVA GÖTÜRÜR AMA KALP KUSAR
SÜSLÜMLANLAR SİZİ, BİZİ
BEN KÜÇÜK YANGINLARA KARIŞMAM
DOKUZ KÖYDEN KOVARLAR
YENİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZ KULLANIMI YAP-BOZ OLDU
GÖNÜL İSTİYORSAN ÖNCE GÖNLÜNÜ VER
DAHA İYİ GELECEK İÇİN YOLLAR
ESKİLERİN POLİTİKA DİLLERİ
KENDİNE GEL MÜSLÜMAN
MUTLULUĞUN SIRRI GENÇLİK İKSİRİ
BİR FİNCAN KAHVENİN KIRK YIL HATIRI VAR, PEKİ BİR BARDAK SÜTÜN
VİCDANINIZIN SESİNİ DİNLEYİN EĞER VARSA
NE İDİK NE OLDUK
ADİL YÖNETİCİ, ADİL İNSAN, ADİL BABA
GÜMRÜKSÜZ İTHAL EDİYORUZ
VERGİ TEBLİGAT SİSTEMİ DEĞİŞİYOR
MAALESEF İNSANLIK ÖLDÜ
CENNETİN YOLU ÇAMBAŞINDAN GEÇER
ANADOLU ANALARINA
DOSTLUKLAR AMELİYATLA DAHA DA PEKİŞTİRİLEBİLİR Mİ?
NASIL GEÇİNİRLER HİÇ SORDUNUZ MU?
BİR MIH BİR ÜLKEYİ KURTARIR
TARİH TEKERRÜR MÜ EDİYOR?
YARINLAR YORGUN VE BEZGİN KİMSELERİN DEĞİLDİR
BU DEVLETİN SAHİBİ VAR
BAYRAMSA BAYRAMIN MÜBAREK OLA
BİZDEN GEÇMİŞ İNSANLIK BİLE
MEVZUATA GÖRE ÖLMEK VARKEN
RAMAZANNAME
MAALESEF VİCDANIMIZA GÖRE DEĞİL MENFAATİMİZE GÖRE İŞ YAPIYORUZ
İSRAF VE YAŞAM TARZIMIZ
HAYATIMIZIN KARARI ELİMİZDE
HAKEM OL ANLAŞMAYA GİDEN BÜTÜN YOLLARI TIKA
AH ŞU POLİTİKA
DÜNYADA OLMAZSA AHİRETE KALIR
EŞİNİZDEN BAŞKA BİR KADINLA YEMEK YEMEĞE NE DERSİNİZ?
CENNET ULUBEYİM
KÖYLÜ KONUŞUNCA DELİ OLUYOR
HAVA BİLE HARAM
BİR TÜRLÜ ERGEN OLAMADIK
KAYBOLAN MİLLET ARANIYOR
VASİYETİNİZİ YAZAMAZSINIZ
GÜLERİZ AĞLANACAK HALİMİZE
AMİN ALAYI
İYİLİKTEN MARAZ DOĞAR
HİZMET İŞLETMELERİNİN ACİZLİĞİ
KAYIT DIŞILIK
ALLAH'IN SOPASI
KİM SUÇLU
MEMURUN EVLİYASI OLUR MU?
ULULAR KÖPRÜ OLSA BASIP GEÇME
ARGO YAŞIYORUZ
KİTAPLARIN EFENDİSİ
Ulusal Gazeteler
Ordu Fındık Piyasası

Gazeteniz
Alıntı Yazarlar
Anketler
İDAM CEZASI GERİ GELSİN Mİ?
Anketler
ORDUSPOR VE YENİ ORDUSPOR BİRLEŞMELİ Mİ?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir
21
14
1
3
6
10
2
Kasımpaşa
19
23
3
1
6
10
3
Galatasaray
19
17
3
1
6
10
4
Beşiktaş
18
19
2
3
5
10
5
Antalyaspor
17
13
3
2
5
10
6
Ankaragücü
16
12
4
1
5
10
7
Trabzonspor
15
18
3
3
4
10
8
Yeni Malatyaspor
15
13
3
3
4
10
9
Göztepe
15
12
5
0
5
10
10
Konyaspor
13
15
3
4
3
10
11
Kayserispor
12
9
4
3
3
10
12
Bursaspor
12
8
2
6
2
10
13
Alanyaspor
12
6
6
0
4
10
14
Sivasspor
10
12
4
4
2
10
15
Fenerbahçe
9
7
5
3
2
10
16
Çaykur Rizespor
8
12
4
5
1
10
17
Akhisar Bld. Spor
8
10
6
2
2
10
18
Bb Erzurumspor
7
7
5
4
1
10
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı