Gülcan ÖZKAYA ZORDUR BENİM MEMLEKETİMDE KADİN OLMAK...
Yazı Detayı
20 Eylül 2021 - Pazartesi 01:21 Bu yazı 1406 kez okundu
 
ZORDUR BENİM MEMLEKETİMDE KADİN OLMAK...
Gülcan ÖZKAYA
gulcanozkaya52@gmail.com
 
 

Karadeniz’in incisi güzel olduğu kadar coğrafyası bir o kadar da zordur. Dışarıdan turistik gezi için gelen Boztepe den bakanlar bu zorlukları göremezler. Tabiri caizse içi beni yakar dışı seni yakar. Bu zor engebeli inişli yokuşlu dağ tepe hoyrat coğrafya karşısında ayakta durmak hiç de kolay değil üstelik bir de bu kadın olursa bu engebeli coğrafya kadın için çile demektir. Bizim kadınlarımız evde çalışır, bahçede, tarlada, ormanda çalışır üstelik günlüğe gider, inek bakar, odununu ve hayvanlarının yiyeceğini sırtında taşır. Yük taşımaktan çoğu kadınımız kırk yaşından sonra diz ve bel problemi yaşar. Bunlarda yetmezmiş gibi evini de çekip çevirirler.

 

Özellikle köyde yaşayan kadınların kendilerine ayıracak hiç vakitleri yoktur. Onların hayat kitaplarında tatil, eğlence gibi bir kavram yazmaz. Düğünde, bayramda bir araya gelerek bununla yetinmek zorunda kalırlar. Memleketimde kadın olmanın zorlukları sadece bu kadar değil, erkeklerin de keyiflerine düşkün ve kahvehane tutkularının olması kadınların zorluklarının bir başka acı yüzüdür. Maalesef erkeklerin yapacağı birçok işi kadınlar yapmak zorunda kalır. Bütün yük, sorumluluk kadınların omuzları üzerindedir. Kaderlerine teslim olmuşlardır.

 

Bunca zahmet zorluklara rağmen çok güçlüdürler, çok azimlidirler. Eşlerine, çocuklarına, iffetlerine çok düşkündürler. Sözlerinin eridirler.

 

Çocuklarına düşkünlüklerinden dolayı çocukları kaç yaşına gelirse gelsin dizinin dibinden ayırmak istemezler. Sert mizaçlarının altında aşırı duygusal bir ruh taşırlar.

 

Güneş doğmaz benim memleketimin kadınlarının üzerine. Onlar gün ağarmadan besmeleyle kalkarlar. İsteseler de yatamazlar. Yatmak ne mümkün. Ahırda inekler, beşikte bebekler, kapıda kediler köpekler, kiminin yanında hasta yaşlı anne babası vardır hepsi ilgi alaka bekler. Sonra bahçede fındık, tarlada mısır bunlara da yetişir kadın. Sonra tırpanı alır eline hayvanlarının kışlık otlarını biçerler, sırtlarında taşırlar. Elma armut toplanır pekmezler kaynatılır, incir reçelleri yapılır. Turşular kurulur konserveler yapılır hiçbir şeyi ziyan etmezler.

 

Dur durak bilmeden çalışır elleri öpülesi kadınlarımız. Gerektiğinde erkek gibidirler, bellerinden tabancayı çıkarıp sıkma ihtimalleri çok yüksektir. Örf ve adetlerine bağlıdırlar. Gösterdikleri hayat mücadelesinden hep galip gelmişlerdir. Ne istediklerini iyi bilirler. Onurlu ve gururludurlar. Çalışkan ve zekidirler.  Namuslarına düşkündürler. En büyük zorlukları evin hem erkeği hem kadınıdırlar. Bütün hayatı sırtında taşırlar. Ordu’ lu kadın olmak için Ordu’ lu olmak yeterli değildir. En az iki üç kere fındık dallarına asılmanız lazım. İki üç kere sırtınızda odun taşımış ve tarla kazmış olmanız gerekir. Yaşadıkları bunca güçlüklere karşın mutlu olmayı her zaman başarmıştır memleketimin güzel kadınları.

 
Etiketler: ZORDUR, BENİM, MEMLEKETİMDE, KADİN, OLMAK...,
Yorumlar
Haber Yazılımı